Cumartesi, Mayıs 30, 2009

Seda Sayan nireee,Pepsi nireee


Pepsi,Cola cola ile yarışında epeyce geride kalmıştı hatta neredeyse son dönemlerde ismi bile anılmaz olmuştu.Fakat bugün izlediğim bir reklam filmiyle Pepsi'nin niye bu yarışta geri kaldığını daha iyi anladım.Bunun sebebi Pepsi'nin son reklam filminde Seda Sayan'ı oynatmış olmasıSeda Sayan'ın tır şöförü olarak karşımıza çıktığı reklamda herkese on milyar ve kontör dağıtacağını söylüyor.Sanırım firma bu hareketle Seda Sayan'ın güvenilir ve yardımsever imajından yararlanarak kadınları fethetmeyi amaçlamış.Ama Seda Sayan reklamda o kadar avam durmuş ki.Pepsi nerde;Seda Sayan nerdeeee... ikisi birlikte ne alaka sorusu aklınıza geliyor.Keşke Pepsi yeni nesil sanatçılardan birini reklam yüzü olarak kullansaymış ya da daha farklı,daha canlı bir konsept uygulasaymış.Tıpkı Cola cola gibi mutluluk,huzur,hayat enerjisi gibi konular seçselermiş.Zaten kriz ve işsizliğin insanları yeterince bunalttığı bir dönemde özellikle maddi sıkıntıya parmak basmaları pek de markanın imajıyla uyuşmamış.Eeee reklam markayı vezir de ediyor rezil de...
merak edenler için reklam linki;
http://www.dailymotion.com/video/x9ff50_seda-sayan-pepsi-reklamy_shortfilms

Perşembe, Mayıs 28, 2009

Yorumsuz...

Münevver cinayeti yavaş yavaş çözülmeye başladı.Fakat çözülmeye başladıkça da cinayetin vahşet boyutu gözler önüne seriliyor.Bugün adli tıpın yaptığı otopsi açıklaması sonucu Münevverin bıçak darbelerine karşı koymaya çalıştığı ve başının henüz ölmeden önce kesildiği ortaya çıktı.Bunun yanında Cem Garipoğlun'nun da satanist sitelere üye olduğu iddaaları ortaya atıldı.Gerçekten Münevver bir satanist ayine mi kurban gitti.Bunu suçlular yakalanmadan elbet ki öğrenemeyeceğiz.Ama ne olursa olsun sonuçta bu bir vahşettir.
Kafalarda oluşan bir diğer soru ise;eğer Münevver tüm bu bıçak darbelerine canlıyken maruz kaldıysa,çığlıkları hiç mi duyulmadı.Duyulduysa da neden kimse yardıma gelmedi.Neden olay sonrasında kimse polise ifade vermedi.Burdan da anlaşılan şu ki zanlı ailesi olayı örtbas etmek için elinden geleni yapıyor.Peki elinden geleni yapıyor da insanların hiç mi vicdanı sızlamıyor.Bir insan böyle bir olaya şahit olup ta nasıl suskun kalabilir.Nasıl hiç bir şey olmamış gibi davranabilir.
Umarım birazcık vicdanı olup ta bu olaya şahit olanlar ifade vermeye yanaşır ve bu olayın zanlıları da en kısa sürede yakalanır.

Pazar, Mayıs 17, 2009

Uzun Yol Şarkıları...

2 gündür Gülben Ergen'in son albümü elimden düşmüyor.Süper bi albüm olduğunu daha ilk dinlediğiniz şarkıdan anlıyorsunuz.O kadar dinlendirici,o kadar seçkin bir albüm olmuş ki...
Bir kere gerçekten albüm bir uzun yol albümü.Hani uzun yolda karışık albümler dinlersiniz ya sıkılmamak için bu albümde sıkılmayı şöyle bir yana bırakın tam tersine döndürüp döndürüp başa sarabilirsiniz.Çünkü sadece hafif bir müzik ve tam yaza ait sözler size eşlik edecek.
Ben albümü dinlerken kendimi sahil kenarında Bodrum evleri tarzında bir evde gibi hissettim.Sanki bu şarkılar bana eşlik ederken begonyalarla,menekşelerle,sümbüllerle dolu bir bahçenin içinde bir hamaktayım.İşte bu albümün tam tarifi de bu,albüm sizi hayal ettiğiniz yerlere götürüyor ve ruhunuzu dinlendiriyor.Albümün tüm şarkıları biribirinden güzel ve özel ama hareketli olarak 'söz' ve 'bir şans daha' slowlardan ise 'giden günlerim oldu' şarkısı benim favorilerimden.Yoksa siz hala bu albümü dinlemediniz mi???O zaman bence çok şey kaçırmışsınız demektir.

Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Ne Kadar Hoş Bir Gün Değil Mi???

Bazı günler vardır diğerlerinden farklıdır.O gün ışığınız,enerjiniz,her şeyinizle farklısınızdır.İçiniz kıpır kıpırdır.Kafanızda devamlı olarak şarkılar çalar.Size düşen ise sadece bu ritmleri dinlemek ve gününüzü bu müziğe uydurmaktır.
İşte bugün ben tam anlamıyla böyle bir gündeyim.Bugün güneş benim için doğdu benim için battı.Radyodaki tüm şarkılar benim içindi.Tüm herkese gülümsedim.Çünkü biliyorum bugün gülüşümle başka insanlara da mutluluk bulaştırdım.
Şu an tek istediğim bugünü doyasıya geçirmek.Çünkü yarın yepyeni bi gün ve bundan daha iyi olucağına dair hiç bir bilgim yok.Eee o zaman niye şu anın tadını doyasıya çıkarmayayım ki.Elimde imkan varken,sağlıklıyken niye bu anın keyfine varmayayım ki.Bizler,kendimizi o kadar büyük şehir telaşlaşına kaptırıyoruz ki çoğu zaman ne kadar şanslı olduğumuzu bile göremiyoruz.Oysa ki aldığımız her nefes bize bir armağan,attığımız her adım yolumuzda ilerlememiz için bir araç.Ne zaman ki bunları farkederiz işte o zaman anı yaşamanın önemini daha iyi anlamış oluruz.Ve ne zaman ki bi şeyleri farkederiz işte o zaman onları değiştirecek gücü içimizde daha kolay bulabiliriz.

Cumartesi, Mayıs 02, 2009

Schhh...

Schweppes kısa film festivali gerçekten çok iyi vakit geçirebileceğiniz bir site.Site ilk girişten itibaren sizi gerçek bir sinema salonundaymışsınız izlenimi veriyor.Lobi bölümü ve barda barmenle yapacağınız sohbetle kendinizi gerçek bir gala gecesindeymişsiniz gibi hissedebilirsiniz.Ne yazık ki uzun bir süredir vizyondaki filmler aynıydı.Ama gece gün baktığımda merakla beklediğim 'signs' filminin vizyona girdiğini gördüm.Tabi vakit kaybetmetmeden hemen izledim.Filmin beklentilerimi tam olarak karşıladığını söyleyebilirim.Bazen işaretlerin sözlerden daha anlamlı olduğunu ve hislerinizi bile yönlendirebileceğini bu film sayesinde daha iyi anlıyorsunuz.
Meraklıları için http://www.schhh.com.tr/ dan bakabilirler.Hepinize iyi seyirler...