Cumartesi, Mayıs 09, 2009

Ne Kadar Hoş Bir Gün Değil Mi???

Bazı günler vardır diğerlerinden farklıdır.O gün ışığınız,enerjiniz,her şeyinizle farklısınızdır.İçiniz kıpır kıpırdır.Kafanızda devamlı olarak şarkılar çalar.Size düşen ise sadece bu ritmleri dinlemek ve gününüzü bu müziğe uydurmaktır.
İşte bugün ben tam anlamıyla böyle bir gündeyim.Bugün güneş benim için doğdu benim için battı.Radyodaki tüm şarkılar benim içindi.Tüm herkese gülümsedim.Çünkü biliyorum bugün gülüşümle başka insanlara da mutluluk bulaştırdım.
Şu an tek istediğim bugünü doyasıya geçirmek.Çünkü yarın yepyeni bi gün ve bundan daha iyi olucağına dair hiç bir bilgim yok.Eee o zaman niye şu anın tadını doyasıya çıkarmayayım ki.Elimde imkan varken,sağlıklıyken niye bu anın keyfine varmayayım ki.Bizler,kendimizi o kadar büyük şehir telaşlaşına kaptırıyoruz ki çoğu zaman ne kadar şanslı olduğumuzu bile göremiyoruz.Oysa ki aldığımız her nefes bize bir armağan,attığımız her adım yolumuzda ilerlememiz için bir araç.Ne zaman ki bunları farkederiz işte o zaman anı yaşamanın önemini daha iyi anlamış oluruz.Ve ne zaman ki bi şeyleri farkederiz işte o zaman onları değiştirecek gücü içimizde daha kolay bulabiliriz.

Cumartesi, Mayıs 02, 2009

Schhh...

Schweppes kısa film festivali gerçekten çok iyi vakit geçirebileceğiniz bir site.Site ilk girişten itibaren sizi gerçek bir sinema salonundaymışsınız izlenimi veriyor.Lobi bölümü ve barda barmenle yapacağınız sohbetle kendinizi gerçek bir gala gecesindeymişsiniz gibi hissedebilirsiniz.Ne yazık ki uzun bir süredir vizyondaki filmler aynıydı.Ama gece gün baktığımda merakla beklediğim 'signs' filminin vizyona girdiğini gördüm.Tabi vakit kaybetmetmeden hemen izledim.Filmin beklentilerimi tam olarak karşıladığını söyleyebilirim.Bazen işaretlerin sözlerden daha anlamlı olduğunu ve hislerinizi bile yönlendirebileceğini bu film sayesinde daha iyi anlıyorsunuz.
Meraklıları için http://www.schhh.com.tr/ dan bakabilirler.Hepinize iyi seyirler...

Perşembe, Nisan 23, 2009

Kaldığım Yerden Devam...

Hayatınız tüm koşuşturmalarla devam ederken,düşünün bir gecede birden her şey duruyor,durmak zorunda kalıyor.Elinizden hiç bir şey gelmiyor çünkü artık vücudunuza söz geçiremiyorsunuz.Kafanızı kaldıramayacak duruma geliyorsunuz öyle bi nokta ki nefes almak bile yeterince zor.Sanki hiç bitmeyecek,hiç gitmeyecek gibi bir acı vücudunuzda.Acaba diyorsun son nokta bu mudur??Yok olamaz,olmamalı.Ama günler böyle geçmeye başladıkça,içten de bir korku yükselmiyor değil.Neler oluyor??Niye geçmiyor??Niye bitmiyor??
Hastanede yattığım süre boyunca en çok bunlar geçti aklımdan.Hatta çoğu kez tamam heralde bu son gün diye geçirdim aklımdan.Çünkü ince bir ipin ortasında kalmış gibi hissediyorsun.İp sallanıyor ve sen bir tarafa ilerlemek zorundasın.Orta da kalmak tam bir acı ve iki tarafa da çok yakınsın.Sadece ne tarafa adım atacağına bağlı her şey,tek fark ise seçiminle bir diğerinden vazgeçmiş olucaksın ki en zoru da bu.Hayat mı,ölüm mü??
İnsan hayattan vazgeçebilir mi??Eskiden olsa hayır derdim ama öyle şeyler yaşadım ki artık fikirlerim pek de eskisi gibi değil.
Artık ölümden korktuğumu söyleyemem.Sanırım bana bir şey olsa kendimden çok ailem ve arkamda bıraktığım insanlar için üzülürüm.Çünkü rahatsızlığım boyunca en iyi anladığım şey 21 yılımı hiç boş geçirmemişim.Kendim için gereken her şeyi yapmışım.Çok güzel dostlar kazanmışım.Hiç keşkem olmamış,hep gülmüşüm,güldürmüşüm,sevmişim hayata dair her şeyi...olması gerektiği gibi kabul etmişim her şeyi...
Şimdi gün be gün eski sağlığıma yeniden kavuşuyorum.Çok şükür ki geçti bu zor günler.Yeniden hayata döndüm.Kaldığım yerden devam ama söz bu sefer daha sağlam adımlarla stressiz ve acelesiz...
Biliyorum bana çok kızdınız sizleri korkuttuğum için ama inanın korkuttuğum kadar bende çok korktum.Rahatsızlığım boyunca yanımda olan ve beni hiç yalnız bırakmayan ailem ve arkadaşlarım hepinizi çok seviyorum;)

Salı, Nisan 07, 2009

AŞK MI? MANTIK MI?


İnsanların dengeyi kurmakta en zorlandıkları iki konu.Sanki yanyana yakışmıyormuş,sanki birinin olduğu yerde diğeri olmazmış gibi.İnsanı tercih yapmaya zorlayan bir yol ayrımı.Peki hangisi doğru???
Tabi ki bunun net bir cevabı yok.Ya da şöyle söyleyeyim bunun doğrusu yanlışı yok.İnsan bazen hesapsız kitapsızca kalbinin götürdüğü yere gitmek ister.İmkansız ya da yanlış bir şeçim olduğunu bile bile bu tercihi yapar.Kimi zaman ise kalbinin sesini susturup mantığının götürdüğü yoldan gider.Dediğim gibi bunun net bir cevabı yok.Bazen bilerek,bazen bilmeden kaderin yönlerdiği yollara girmiş buluruz kendimizi.Peki şu an bir tercih yapmanız istense,siz hangisini seçerdiniz?????