Eskiden Pazar günlerini pek sevmeme rağmen,son zamanlarda Pazar günlerinin rehavetini,sakinliğini özler hale geldim.Kendimle başbaşa kalabildiğim,sadece ve sadece kendimi şımarttığım bir gün olarak benim için Pazar günleri daha bir anlamlanmaya başladı.Bir kere Pazar günü geç kalkma günüdür.Hiç bir resmi iş yoktur ve bu sebeple de özel nedenler haricinde erken kalkmanıza da gerek yoktur.Ama siz her ne olursa olsun erken kalkanlardansanız üzülmeyin;sizin içinde yatakta oyalanma lüksü vardır. Çalar saatin sesi olmadan ve aniden yataktan fırlamanıza gerek kalmadan odanıza gün ışığının doluşunu izleyebilir,yatakta amaçsızca sağdan sola dönüp kendinizi şımartabilirsiniz.Bugün Pazar'dır.Ve aceleye hiç mi hiç gerek yoktur.Yatağınızdan ancak canınız sıkıldığı vakit ya da açlığınız iyiden iyiye kendini hissettirdiğinde kalkarsınız.Gelelim,günün en özel kısımlarından birine,Pazar kahvaltısına.Haftaiçi boyunca ya zaman sıkıntısından ya da uykunuzu alamamanın iştahsızlığıyla gönlünüze göre bir kahvaltı yapamamışsınızdır.Ve bugün beklediğiniz o büyük gündür;bu gün hiç kaçışı yoktur ki mükemmel bir kahvaltı sofrası ile tüm aile üyeleri bir masada buluşacaktır.Acelesiz şekilde ve zamana yayılarak kahvaltı edilip aile üyeleri arasında güzel paylaşımlar yaşanacaktır.Kahvaltı sonrasındaysa,bol köpüklü bir kahve içilmelidir ki güne gereken anlam verilsin.Her nedense bilmiyorum ama bana Pazar günü dendiğinde aklıma ilk olarak kahve geliyor.Sanırım bunun nedeni ikisinin de bana keyifli zamanları çağrıştırmasından ve kahve kokusunun Pazar gününe çok yakıştığını düşünmem.Kahve faslının ardındansa hemen gazeteler okunur.Ne olmuş,ne bitmiş,tüm haftanın özeti gazeteler sayesinde şöyle bir gözden geçirilir.Sonra mı???Sonrası diğer 6 gün boyunca vakit ayrılamamış şeylerle devam eder.Aileniz ve arkadaşlarınızla doyasıya vakit geçirmek,izlenememiş filmleri izlemek,okunamamış kitapları okumaya başlamak,bir türlü vakit ayrılamamış hobilerle uğraşmak ve sınırsız televizyon keyfini yaşamak.Aaa tabi ki televizyon karşısında yapılan minik şekerlemeleri de unutmamak lazım.
Pazar Günü diğer 6 günün acısının çıkarıldığı bir gündür.Koşuşturmacaların ve belli saatlerde belli yerlerde bulunma zorunluluğunun olmadığı bir gündür.Kısacası zamanın sizi değil sizin zamanı yönettiğiniz bir gündür.Haydi şimdi sizde yerinizden kalkın ve kendiniz için bir şeyler yapın.Hakettiğiniz değeri kendinize verin.Emin olun bir sonra ki an şu andan daha garanti değildir.Elinizdeki anı değerlendirin.Ben şimdi kendim için bir fincan kahve yapıp penceremden yağan yağmuru seyredicem,peki ya sen bugün kendin için ne yapacaksın?