
Antalya bir zamanlar CHP'nin kalesiyken,bir anda geçen yerel seçimlerde AKP iktidarına geçmişti.Büyükşehir de,Menderes Türel başa gelmiş ve bir anda iktidar tüm parayı ve yatrımlarını Antalya'ya çevirmişti.6yıl boyunca Antalya'yı marka şehir yapmak adına alt ve üst geçitler,yeni devlet hastanesi,çeşitli iş merkezleri,modern tramvay ve köprülü kavşaklar yapılmıştı.Fakat bunlar halkın geçinmesi için gerekecek ekonomik canlılığı bir türlü sağlayamadı,sağlayamazdı da.Ve neticede de 700 esnafın kapanmasına sebep oldu.Antalya 6 yıl boyunca görüp görebileceği en kötü ekonomik buhranı yaşadı.Marka şehri adı altında hayat daha da pahalılaştı.Antalya'nın can damarı olan Kaleiçi,Doğu garajı ve Atatürk caddesi gibi büyük caddeler de esnaflar kepenk indirdi.Ama AKP bunu hep görmezden geldi.Antalya'yı ne kadar borca soktuklarını,esnafı ve halkı nasıl fakirleştirdiklerini bir türlü göremediler,belki de görmek istemediler...Onlar yaşadıkları elit çevrede kendi adamlarını yerleştirdikleri meclislerle Antalya'yı yönetmeye çalıştılar.Kendileri dışından ne birilerini ne de fikirlerini kabul ettiler. Ama 2009 yerel seçimlerde Antalya,tepkisini gayet açık ve net olarak hem AKP'ye hemde başbakana gösterdi. Başbakanın "Antalya'ya 28 kere hizmet açılışına geldiğim ve 6 yıldır görmediği hizmetleri getirdiğim halde,bu anormal durum neden oldu anlayamadık"demesinden de şaşkınlığı gayet belli oluyordu.Ama Antalya başbakan gibi şaşırmadı.Antalyalılar için sonucu belli bir seçimdi bu.Çünkü bu aslında onların bi türlü anlayamadıkları Antalya'nın isyanıydı.
CHP'nin Antalya'da yeniden başa gelmesine sevinsekte şunu da bilmeliyiz ki Mustafa Akaydın içinde bundan sonraki süreç hiç kolay olmayacak.Boğazına kadar borca batmış ve başbakanın nankör gözüyle baktığı bir şehir olarak belediyeyi çok zorlu bir mücadele bekliyor.Ama yine de gözünaydın Antalya,yolun açık olsun...